Yazı Detayı
16 Mayıs 2018 - Çarşamba 13:34 Bu yazı 110 kez okundu
 
VOX NIHILI- Nekrofilik bir toplum olmaya doğru
Doğan Alpaslan Demir
drdemir.dogan@gmail.com
 
 

 

Giriş

Bir yazı dizisine başlıyoruz. Yazının başlığında gördüğünüz Latince “VOX NIHILI” terimini niye kullandığımı yazı serisinin son bölümünde açıklayacağım. “Entellik ve gösteriş budalalığı” damgasını vurmadan önce son bölüme kadar okumanızı rica ediyorum.

Bu seri yazının bölümlerini kısa aralıklarla ve kısa bölümler halinde yayınlayacağım: Yaklaşık olarak iki günde bir yazı…

Siz söylemeden ben yazayım; çok dağınık, hatta “ne alaka” diyebileceğiniz bir üslupla başladım bu yazıya. Bu savruk ve dağınık yazım yöntemini, konunun özelliği nedeniyle seçtim. Son bölümde rastgele savurduğum parçacıkları bir araya getirebileceğimi umuyorum.

Son olarak bir dileğim var; bu yazıdan “kıssadan hisse” çıkartmamanızı ve gerektiği yerlerde “üstünüze alınmanızı” istiyor, bekliyorum.

Hadi başlayalım…

Viva la muerte!

Nekrofili kelimesinin sözlük anlamına bakarsanız “ölü sevici” veya “ölülere cinsel yönelim gösteren bir sapkınlık türü” şeklinde sonuçlara ulaşırsınız. Ünlü Alman düşünür Erich Fromm nekrofiliyi bu dar anlamının dışına çıkararak incelemiş ve bir toplumbilim kavramı olarak yaşam severliğin (biyofili) karşısına yerleştirmiştir. E. Fromm’un 12 Ekim 1936 tarihinde İspanya iç savaşının başlangıcında yaşanan bir olaya ilişkin anekdotu çarpıcıdır.

 

 

General Millay Astray, Kaynak: Alchetron, The Free Social Encyclopedia

Salamanca Üniversitesi’nde yapılan konferansın konuşmacısı General Millay Astray’dır[ii]. General’in konuşmasının özü iki kelimeden ibarettir: Viva la muerte! (Yaşasın ölüm!) Konuşmanın bitiminde dinleyiciler arasında bulunan Salamanca Üniversitesi Rektörü Miguel de Unamuna[iii] söz alır ve yavaşça ayağa kalkar.

“General Millan Astray’ın toplumun ruhuna egemen olduğunu düşünmek bana acı veriyor. Cervantes’in ruh yüceliğinden yoksun olan bir insanın çevresinde ölüm yaratarak uğursuz bir rahatlık peşinde koşması kaçınılmazdır.”

Unamuno’nun bu sözleri üzerine Millay Astray “Kahrolsun aydın kafalar” diye bağırır. Salonda bulunan Falanjistler generale destek vermek için “yaşasın ölüm” sloganları atarlar. Buna rağmen Unamuna sözlerine devam etmeyi başarır:

“Burası aydın kafaların tapınağıdır. Bu tapınağın kutsal niteliğini lekeleyen sizlersiniz. Kazanacaksınız, çünkü elinizde yeterli kaba kuvvet var. Ama hiçbir zaman insanlarda inanç yaratamayacaksınız. Çünkü inanç yaratabilmek için onları ikna etmeniz gerekir. İkna etmek için de sizde bulunmayan bir şey gereklidir: Akıllı ve haklı bir savaşım verebilmek. Size İspanya’yı düşünün demeyi gereksiz buluyorum. Söyleyeceklerim bu kadar.

Miguel de Unamuno. Görsel kaynağı: Vikipedi.

Son selfie

2016 yılında bir gazetenin internet sayfasında yer alan bir haber başlığı ve haberle birlikte servis edilen fotoğraf, gündemde alaycı bir gülümseme süresi kadar kaldı; oysa cehennemin kapısında olduğumuzun habercisiydi:

“Şehit Eşle Son Selfie!”

 

Görsel kaynağı: Haber Ekspres Gazetesi, 5 Eylül 2016.

Haberin devamında şu satırlar yer alıyordu:

“Altı ay önce evlenip düğün yapmaya hazırlandığı eşinin, cenazede tabuta sarılıp selfi çekmesi, meydanı dolduranların yüreklerini dağladı.”

Fotoğrafta tabuta sarılıp “selfie” çeken eş ve yanında duran genç kadının kamerayı “süzen” bakışları nekrofilik işaretlerdir.[v]

Nekrofilik

Nekrofili ceset seviciliğinden ibaret değildir. Geçmişe ve geçmişin acılarına saplanma, anısı bulunan nesnelere düşkünlük, güç ve iktidar sahiplerine özenme ve öykünme, hastalıklar ve ölüm üzerine çok konuşma, yaşam konforu ve biçimini değiştirmeye faydası olmayan eşyalara sahip olma duygusu ve hatta narsistik davranışlar nekrofili işaretidir. Tarihin eli kanlı, despot, savaş kazanmış liderlerine tapınma, ülke sınırlarının genişlediği tarihsel dönemlere hayranlık, nekrofilik bir dünya görüşünün temelini oluşturur. Bir toplumda yukarıda tanımladığım özelliğe sahip kişi sayısı ve bu kişilerin yönetsel aygıtlara hâkim olma ve nüfuz etme gücü arttıkça nekrofilik bir topluma olan yatkınlık artar. Bu artış, nekrofilik bireylerin sayısını arttıran bir sürece ve “kuyruğunu ısıran/yiyen yılan” diye tanımlanabilecek bir nefret/şiddet sarmalına dönüşür. Nasıl mı?

Birinci bölümün sonu, devamı 2.ci yazıda

 

DİPNOTLAR

Erich Fromm, Sevginin ve Şiddetin Kaynağı, Payel Yayınları, 1990.Jose Millay Astray, 1879- 1954. İspanya iç savaşı sırasında etkin görevler üstlenmiş faşist general. Viva la muerte (Yaşasın ölüm) sloganıyla ünlüdür. Bugün hala hatırlanmasının en önemli sebebi, 12 Ekim 1936’da Salamanca Üniversitesi’nde verdiği söylev sonrası İspanyol düşünür Unamuna’nın kendisine verdiği cevaptır.

Miguel de Unamuno (d. 29 Eylül 1864, Bilbao- ö. 31 Aralık 1936, Salamanca) Ünlü İspanyol düşünür, Felsefe ve Eski Yunan Dili ve Edebiyatı profesörüdür. Yaşamı boyunca dogmatik düşünce ve baskı rejimlerine karşı mücadele etmiştir. Yazıda anlatılan konferans sonrası Diktatör Franco’ya karşı çıktığı için ev hapsine mahkûm edilmiş ve kısa bir süre sonunda da ölmüştür.

[iv] Unamuna’nın konuşmasını özüne dokunmadan biraz kısalttım. DAD.

[v]  “Şehit eşle son selfie” konusuyla ilgili yazdığım “Ölüm Selfisi” başlıklı yazımı okumak isterseniz:https://doganalpdemir.com/2016/09/09/olum-selfisi/

 
 
 
Etiketler: VOX, NIHILI-, Nekrofilik, bir, toplum, olmaya, doğru,
Yorumlar
ULUSAL GAZETELER
Haber Yazılımı